<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Mustafa Çakırca</title>
	<atom:link href="https://mustafacakirca.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mustafacakirca.com</link>
	<description>İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Aug 2019 13:52:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.17</generator>

<image>
	<url>https://mustafacakirca.com/wp-content/uploads/2019/07/cropped-favicon-32x32.png</url>
	<title>Prof. Dr. Mustafa Çakırca</title>
	<link>https://mustafacakirca.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şeker Hastalığı (Diyabet)</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/diyabet-seker-hastaligi/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/diyabet-seker-hastaligi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 09 Aug 2019 10:03:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[İlgi Alanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=648</guid>
				<description><![CDATA[<p>Diyabet Nedir? Diyabet, diabetes mellitus ya da halk arasında bilinen ismiyle şeker hastalığı, &#160;kan şeker seviyesinin olması gereken değerin üzerinde olması ve bunun neticesinde şekerin idrara geçmesi durumudur. Zaten diabetes mellitus, Yunancada şekerli idrar anlamına gelir. Şeker hastalığı tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en sık rastlanan hastalıklar arasında yer almaktadır. Şeker hastalığı, damar sertliği,&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/diyabet-seker-hastaligi/">Şeker Hastalığı (Diyabet)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<h2>Diyabet Nedir?</h2>



<p><strong>Diyabet,</strong>  <strong>diabetes mellitus </strong>ya da halk arasında bilinen ismiyle <strong>şeker hastalığı</strong>, &nbsp;kan şeker seviyesinin olması gereken değerin üzerinde olması ve bunun neticesinde şekerin idrara geçmesi durumudur.  Zaten diabetes mellitus, Yunancada şekerli idrar anlamına gelir. Şeker hastalığı tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en sık rastlanan hastalıklar arasında yer almaktadır.</p>



<p>Şeker hastalığı, damar sertliği, kalp krizi ve inme gibi ölümcül birçok hastalığın en önemli nedenlerinden biridir. Sağlıklı bir kişide açlık kan şekeri düzeyi 70-100 mg/dL dir. Kandaki şeker seviyesinin bu değerden yüksek olması diyabet hastalığına&nbsp;işaret eder. Şeker hastalığının nedeni, vücutta insülin hormonunun üretilememesi,  yetersiz üretilmesi ya da vücut dokularının insülin hormonuna karşı dirençli bir hale gelmesidir. </p>



<h2>Diyabet Çeşitleri Nelerdir ?</h2>



<p>Diyabet&nbsp;hastalığının bazı türleri bulunmaktadır. Bunlar;</p>



<h3>Tip 1 Diyabet (İnsüline Bağımlı Diyabet)</h3>



<p>Genellikle çocuklarda görülen diyabet türüdür. Hastalığın nedeni pankreasta insülin hormonunun üretilmemesi ya da yetersiz miktarda üretilmesidir. Bu hastalara dışarıdan insülin hormonu verilir. Bu yüzden bu diyabete insüline bağımlı diyabet adı verilir. </p>



<h3>Tip 2 Diyabet (İnsüline Dirençli Diyabet)</h3>



<p>Tip 2 diyabet türünde aslında pankreasta insülin hormonu üretimi yeterlidir. Ancak vücuttaki hücreler, insülin hormonunu algılayıcı reseptörlerin çalışmaması nedeniyle bu hormona karşı duyarsızdırlar. Bu nedenden dolayı kan şekeri insülin hormonu tarafından hücrelerin içine taşınamaz. Hücre içine giremeyen ve kullanılamayan şekerin (glukoz) kandaki miktarı normalin üzerine çıkar. Tip 2 diyabet, diyabet hastalığının en yaygın görülen şeklidir. Hastalık daha çok 35-40 yaş üzerindeki kişilerde ortaya çıkar. </p>



<h2>Gizli Şeker Nedir?</h2>



<p>Halk arasında&nbsp;<strong>gizli şeker hastalığı</strong>&nbsp;olarak bilinen durum aslında şeker hastalığı (Tip 2 diyabet) oluşmadan hemen önceki durumdur. &nbsp;Yani<strong> </strong>kan şekeri diyabet tanısı koymak için yeterli bir yüksekliğe ulaşmamış ama hafif bir yükseklik eğilimindedir. Bu dönemde doğru bir tedavi ve diyet uygulayarak diyabet oluşumunun önüne geçilebilir ya da süreç yavaşlatılabilir. </p>



<h2>Diyabet Hastalığının Belirtileri Nelerdir?</h2>



<p>Diyabet hastalığının  en önemli belirtisi aşırı yemek yeme ve doymama hissi, çok sık idrara çıkma, ağız kuruluğu ve çok fazla su  içme isteğidir. Hastalığın diğer belirtileri arasında; halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, bulanık görme, ayaklarda uyuşma ve karıncalanma, vücut yaralarının normalden daha geç iyileşmesi, ciltte kuruluk ve kaşıntı, ağızda aseton benzeri koku bulunmaktadır.</p>



<h2>Şeker Hastalığının Nedenleri Nelerdir?</h2>



<p><strong>Şeker hastalığı </strong>genetik ve çevresel nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Tip 1 Diyabetin nedenleri arasında genetik faktörlerin rolü büyüktür. Kan şekerinin düzenlenmesini sağlayan insülin hormonunun üretiminin yapıldığı organ olan pankreasta hasara neden olan virüsler ve bağışıklık sistemi bozuklukları da hastalığa yol açabilir. </p>



<p>Şeker hastalığının daha sık görülen türü olan Tip 2 diyabetin nedenleri arasında ise; obezite (aşırı kilo), ailede diyabet hastasının bulunması, yaşlanma, hareketsiz bir yaşam tarzı, stres ve gebelik bulunmaktadır. </p>



<h2>Diyabet Tanısı Nasıl Konulur?</h2>



<p><strong>Diyabet tanısı</strong> açlık kan şekeri ölçümü ve şeker yükleme testi ile konulur. Normalde açlık kan şekeri 70-100 mg/dl arasındadır. Açlık kan şekeri 126 mg/dl&#8217;nin üzerinde ise diyabet tanısı konur. Açlık kan şekeri 100-126 mg/dl arasında ise şeker yükleme testi yapılması gerekir. Yemekten 2 saat sonra tokluk kan şekeri ölçülür. Tokluk şekeri 200 mg/dl&#8217;nin üzerinde ise kişi şeker hastasıdır, 140-199 mg/dl aralığında ise gizli şeker hastasıdır. Ayrıca son 3 aylık kan şekerini gösteren  HbA1C düzeyinin  %7&#8217;den yüksek olması da diyabet tanısı  için yeterlidir. </p>



<h2>Diyabet Tedavisi Nasıldır?</h2>



<p><strong>Diyabet tedavisi, </strong>hastalığın türüne göre değişir. Tip 1 diyabette hastaya dışarıdan insülin hormonu verilir. Ayrıca hastaya tıbbi beslenme tedavisi de uygulanmalıdır. Hastanın diyeti doktor tarafından önerilen insülin dozuna göre diyetisyen tarafından planlanır. Tip 2 diyabette ise tedavi, tıbbi beslenme düzeninin sağlanması ile birlikte  hücrelerin insülin hormonuna olan duyarlılığını artıran ya da insülin hormonu üretimini artıran ilaçların kullanımı ile olur.</p>



<p></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/diyabet-seker-hastaligi/">Şeker Hastalığı (Diyabet)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/diyabet-seker-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Metabolik Sendrom</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/metabolik-sendrom/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/metabolik-sendrom/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 15:53:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[İlgi Alanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=653</guid>
				<description><![CDATA[<p>Metabolik Sendrom Nedir? Metabolik sendrom, bel çevresi kalınlığı, tansiyon yüksekliği, kan yağlarında bozukluk, damar duvarlarında enflamasyon ve kan şekeri yüksekliği ile kendini gösteren bir durumdur. Genetik yatkınlık, hareketsiz bir yaşam tarzı, karbonhidrat ve yağ açısından zengin ve posadan fakir beslenme biçimi, sigara kullanma ve şişmanlık metabolik sendrom için en önemli hazırlayıcı faktörlerdir. Metabolik Sendromun Tanısı&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/metabolik-sendrom/">Metabolik Sendrom</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<h2 id="quicklink0">Metabolik Sendrom Nedir?</h2>



<p>Metabolik sendrom, bel çevresi kalınlığı, tansiyon yüksekliği, kan yağlarında bozukluk, damar duvarlarında enflamasyon ve kan şekeri yüksekliği ile kendini gösteren bir durumdur. Genetik yatkınlık, hareketsiz bir yaşam tarzı, karbonhidrat ve yağ açısından zengin ve posadan fakir beslenme biçimi, sigara kullanma ve şişmanlık metabolik sendrom için en önemli hazırlayıcı faktörlerdir. </p>



<h2>Metabolik Sendromun Tanısı Konulur?</h2>



<p>Metabolik sendromun tanısında dikkat edilmesi gereken hususlar; bel çevresinde genişleme, tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği ve kan şekerinde sınırda yüksekliktir. Eğer bir kişide aşağıdaki kriterlerden üç ya da daha fazlası mevcutsa o kişide metabolik sendromun varlığından söz edilebilir. Bu kriterler;</p>



<ol><li>Bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm’den fazla olması</li><li> Kan basıncının 130/85 mm Hg&#8217; dan yüksek olması</li><li> Açlık kan şekerinin 110 mg/dl&#8217; dan fazla olması</li><li> Kan trigliserit düzeyinin 150 mg/dl&#8217;den fazla olması. </li><li> HDL kolesterol düzeyinin erkeklerde 40, kadınlarda 50 mg/dl altında olması.</li></ol>



<h2 id="quicklink11">Metabolik Sendromun Neden Olduğu Hastalıklar Nelerdir?</h2>



<p>Metabolik sendromlu kişilerde bazı hastalıklar daha sık görülür. Örneğin kalp damar hastalıkları bu kişilerde çok sık görülür. Yine bu kişilerde ileride şeker hastalığı gelişme riski çok fazladır. Metabolik sendromların yol açabileceği durumlar şunlardır; </p>



<ol><li>İnsülin direnci</li><li>Diyabet (Şeker Hastalığı)</li><li>Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon)</li><li>Kanser Hastalığı</li><li>Böbrek Hastalığı</li><li>Kan Yağlarında Bozukluk (Dislipidemi)</li><li>Şişmanlık (Obezite)</li><li>Koroner Damar Hastalığı</li><li>Karaciğer Yağlanması</li><li>Polikistik Over Sendromu</li><li>Damar Endotel Bozukluğu</li><li>Kanın Pıhtılaşmasında Artış (Hiperkoagülabilite</li></ol>



<h2 id="quicklink12">Metabolik Sendromun Tedavi Nasıldır?</h2>



<p>Metabolik sendrom tedavi edilmez ise, kalp ve damar hastalıkları, kalp krizi, felç ve ani ölümler görülebilir. Metabolik sendromun tedavisi, kilo verilmesi, fiziksel aktivite ve insülin direncinin azaltılması ile mümkün olabilir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/metabolik-sendrom/">Metabolik Sendrom</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/metabolik-sendrom/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hipertansiyon-yuksek-tansiyon/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hipertansiyon-yuksek-tansiyon/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 07 Aug 2019 16:41:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[İlgi Alanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=663</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hipertansiyon Nedir? Hipertansiyon, çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkan kan basıncı yüksekliğidir. Kan basıncı, damar içindeki kanın damar duvarına yaptığı basınçtır. Bu basıncın yüksek olması, uzun dönemde damarın iç yüzeyini örten endotel adı verilen tabakada hasara yol açar. Bu hasar sonucu organları besleyen damarlarda tıkanıklık, genişleme ya da yırtılma meydana gelebilir. Böbrek, kalp ve beyin gibi&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hipertansiyon-yuksek-tansiyon/">Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<h2 id="quicklink0">Hipertansiyon Nedir?</h2>



<p>Hipertansiyon, çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkan kan basıncı yüksekliğidir. Kan basıncı, damar içindeki kanın damar duvarına yaptığı basınçtır. Bu basıncın yüksek olması, uzun dönemde damarın iç yüzeyini örten endotel adı verilen tabakada hasara yol açar. Bu hasar sonucu organları besleyen damarlarda tıkanıklık, genişleme ya da yırtılma meydana gelebilir. Böbrek, kalp ve beyin gibi organlara giden kan akımının bozulması bu organlarda yetmezliğe neden olabilir.  </p>



<h2 id="quicklink1">Hipertansiyonun Belirtileri Nelerdir?</h2>



<p>Hipertansiyon yıllarca hiç belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasara yol açabilir. Bu yüzden belli aralarla kan basıncının ölçülmesi gerekir. Hipertansiyonun en önemli belirtileri; tansiyonun aşırı yükselmesine bağlı olarak ortaya çıkan <strong>baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı</strong> ve <strong>görme bozukluğudur.</strong> Hipertansiyonun belirtileri arasında şunlar bulunur;</p>



<ul><li>Halsizlik</li><li>Yorgunluk</li><li>Burun kanaması</li><li>Kulak çınlaması</li><li>Yürüme zorluğu </li><li>Merdiven çıkmada zorlanma</li><li>Sık idrara çıkma</li><li>Bacaklarda şişlik </li></ul>



<h2 id="quicklink2">Hipertansiyon Neden Olur?</h2>



<p>Hipertansiyonun nedenleri arasında genetik yatkınlık, aşırı tuz alımı, stres, şişmanlık, şeker hastalığı ve hareketsiz bir yaşam tarzı bulunmaktadır. Bunun dışında; böbrek üstü bezinden kaynaklanan tümörler, böbrek damarlarda daralma, aort damarında darlık, tiroit hastalıkları, doğum kontrol hapları ve bazı ağrı kesici ilaçlar da hipertansiyona neden olabilir. Hastaların büyük bir kısmında ise hipertansiyonun nedeni belirlenemez. </p>



<h2 id="quicklink3">Hipertansiyonun Tanısı Nasıl Konulur?</h2>



<p>Kan basıncının 140/90 mm/Hg&#8217; nın üzerinde olması kişinin hipertansiyon hastası olabileceğini gösterir. Hipertansiyon tanısı için hastanın muayenesi, EKG (elektrokardiyogram),  EKO (ekokardiyografi), kan basıncının 24 saatlik takibi ve bazı laboratuvar testleri gerekir. Kan basıncı birçok faktörden etkilenir. Bu yüzden tansiyon ölçümünden önce hastanın son bir saat içerisinde bir şey yememiş ve içmemiş olması ve istirahat etmiş olması gerekir.</p>



<h2 id="quicklink4">Hipertansiyon Nasıl Tedavi Edilir?</h2>



<p>Hipertansiyon tedavisinin temeli yaşam tarzı değişikliklerine ve ilaç tedavisine dayanır.  Hipertansiyon tedavisinde amaç, kan basıncını 140/90 mm Hg&#8217; nın altına düşürmektir.&nbsp; Yaşam tarzı değişikliklerinin başında; düzenli egzersiz, kilo verme ve tuz alımının kısıtlanması gelir.  </p>



<p>Hipertansiyon tedavisinde kullanılan bir takım ilaçlar bulunmaktadır. Kullanılan bu ilaçlar, tansiyonu düzenlerken aynı zamanda da kalp ve damar sistemini de koruyarak böbreklerin&nbsp; bozulmasını engeller. İlaç tedavisinde amaç sadece kan basıncının düşürülmesi değil, diğer organların da korunmasıdır. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hipertansiyon-yuksek-tansiyon/">Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hipertansiyon-yuksek-tansiyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Obezite (Şişmanlık)</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/obezite-sismanlik/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/obezite-sismanlik/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 06 Aug 2019 19:49:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[İlgi Alanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=1162</guid>
				<description><![CDATA[<p>Obezite Nedir? Obezite ya da şişmanlık, bir kişinin vücut ağırlığının olması gerekenden en az % 20&#8242; den daha yüksek olması durumudur. Genetik yatkınlık, bazı hormon hastalıklar, hareketsiz bir yaşam tarzı, aşırı yeme ve kullanılan bazı ilaçlar obezitenin başta gelen nedenleri arasındadır. Şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, gut, karaciğer yağlanması ve kanser gibi hastalıkların altında&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/obezite-sismanlik/">Obezite (Şişmanlık)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<h2>Obezite Nedir?</h2>



<p>Obezite ya da şişmanlık, bir kişinin vücut ağırlığının olması gerekenden en az % 20&#8242; den daha yüksek olması durumudur.  Genetik yatkınlık, bazı hormon hastalıklar, hareketsiz bir yaşam tarzı, aşırı yeme ve kullanılan bazı ilaçlar obezitenin başta gelen nedenleri arasındadır.  Şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, gut, karaciğer yağlanması ve kanser gibi hastalıkların altında yatan önemli bir risk faktörüdür. </p>



<h2><strong>Obezitenin Tedavisi Nasıldır?</strong></h2>



<p>Obezite yaşam kalitesini ciddi derecede bozan kronik bir hastalıktır. Obezitenin tedavisinde; diyet tedavisi, egzersiz tedavisi, yaşam tarzı değişikliliği ve cerrahi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. </p>



<h3><strong>Yaşam Tarzı Değişikliği </strong></h3>



<p>Şeker ve hamur gibi kilo alımına neden olan gıdalardan uzak durmak ve düzenli egzersiz yapmak ilk uygulanacak davranış değişiklikleridir.  Kişilerin günlük yaşamlarındaki bazı alışkanlıklarında değişiklikler yapmaları gerekir. Örneğin sürekli araba kullanmak yerine yürümeyi, otobüs ya da metroya binmeyi tercih etmelidirler.</p>



<h3><strong>Diyet Tedavisi</strong></h3>



<p>Obezite tedavisi için başvuran hastaların beslenmeleri doktor ve diyet uzmanları tarafından planlanmalıdır. Her bir hastanın beslenme alışkanlıklarına ve sağlık durumuna göre kalorisi hesaplanmış özel bir diyet planlanmalıdır. </p>



<h3><strong>Egzersiz Tedavisi</strong></h3>



<p>Obez hastalar, aşırı kiloları nedeniyle çoğu zaman spor yaparken sağlık problemleri yaşamaktadırlar. Bu sorunlar, çoğu kez hastanın egzersizi tamamen bırakmasına neden olmaktadır. Kişinin sağlık durumuna uygun, yüzme ya da su jimnastiği gibi egzersizler hazırlanabilir. Haftada en az 3 gün yapılacak 45 dakikalık bir egzersiz hastanın kilo vermesinde etkili olabilir.</p>



<h3><strong>İlaç Tedavisi</strong></h3>



<p>Hastanın kilo almasın altında yatan reaktif hipoglisemi ya da insülin direnci gibi metabolik bir sorun varsa, bu sorunların ortadan kaldırılması için&nbsp; doktor tarafından&nbsp; ilaç tedavisi uygulanabilir. Bunun dışında doğrudan obezite tedavisi için kullanılan  güvenli ve etkili bir ilaç henüz bulunmamaktadır. </p>



<h3><strong>Obezite Cerrahisi </strong></h3>



<p>Obezite cerrahisi, günümüzde yaygın bir şekilde tercih edilmeye başlamıştır. Bu yöntem obezite tedavisi için uygulanan diğer yöntemler işe yaramadığında son çare olarak tercih edilmelidir. Bu tür ameliyatların olumlu sonuçlarının olabileceği kadar, istenmeyen yan etkilerinin de olabileceği unutulmamalıdır. En sık uygulanan cerrahi yöntemler mide küçültme,  gastrik bantlama,  gastrik bypass ve mide balonudur.</p>



<p> </p>



<p></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/obezite-sismanlik/">Obezite (Şişmanlık)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/obezite-sismanlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Guatr (Tiroit Bezi Büyümesi)</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/guatr/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/guatr/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 20:36:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[İlgi Alanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=1168</guid>
				<description><![CDATA[<p>Guatr Nedir? Guatr, tiroit bezinin büyümesi durumudur. Tiroit bezi boynun ön tarafında bulunan kelebek şeklinde bir iç salgı bezidir. Hastalık kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Genellikle boyunda şişlik ile kendini gösterir. &#160; Guatr Neden Olur? İyot Eksikliği Guatr hastalığının en sık görülen nedeni&#160;iyot eksikliğidir.&#160;İyot, vücutta tiroit hormonu yapımında kullanılan bir maddedir. Dolayısıyla iyot eksikliğinde&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/guatr/">Guatr (Tiroit Bezi Büyümesi)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<h2 id="guatr_nedir">Guatr Nedir?</h2>



<p>Guatr, tiroit bezinin büyümesi durumudur. Tiroit bezi boynun ön tarafında bulunan kelebek şeklinde bir iç salgı bezidir.  Hastalık kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Genellikle boyunda şişlik ile kendini gösterir. &nbsp; </p>



<h2><strong>Guatr Neden Olur?</strong></h2>



<h3>İyot Eksikliği</h3>



<p>Guatr hastalığının en sık görülen nedeni&nbsp;<strong>iyot eksikliğidir.</strong>&nbsp;İyot, vücutta tiroit hormonu yapımında kullanılan bir maddedir. Dolayısıyla iyot eksikliğinde yeteri kadar tiroit hormonu yapılamaz. Bu durumda beyinde bulunan hipofiz adı verilen bir bölge tiroit bezini sürekli hormon yapması için uyarır. Bu aşırı uyarılma neticesinde tiroit bezinde büyüme meydana geliri. İyot eksikliği gibi aşırı iyot alımı da guatra neden olabilir.</p>



<h3>Tiroit İltihabı</h3>



<p>Guatr hastalığının ikinci sık nedeni&nbsp;<strong>hashimoto tiroiti</strong>&nbsp;denilen durumdur. Bu hastalıkta tiroit bezi bağışıklık sistemi tarafından tahrip edilir. Tahrip olan tiroit bezi yeterli miktarda tiroit hormonu üretemez. Bu durumda hipofiz bezi hormon üretmesi için tiroit bezini sürekli olarak uyarır. Bu uyarılar sonucunda tiroit bezinde büyüme gelişir.</p>



<h3>Graves Hastalığı</h3>



<p>Graves hastalığı da guatr yapan bir başka hastalıktır. Bu hastalıkta bağışıklık sistemi tiroit bezini uyaran immünglobulin salgılar. Buna bağlı olarak guatr gelişir.</p>



<h3>Nodül</h3>



<p>Guatr hastalığının nodüllü ve nodülsüz olmak üzere iki tipi bulunur. Nodülsüz guatrda tiroit bezinin tamamı büyür. Nodüllü guatrda ise tiroit bezinin bazı bölgelerdeki hücreler beyinden gelen uyarılara yanıt verir, bazı bölgeleri vermez. Dolayısıyla tiroit bezi içinde nodüller gelişir. Bu tiroit nodüllerinin tiroit kanserine dönüşme riski bulunmaktadır.&nbsp;</p>



<h3>Gebelik</h3>



<p>Guatrın bir başka nedeni ise gebeliktir.&nbsp; Bunun nedeni gebelik sırasında salgılanan HCG hormonunun tiroit bezinde büyümeye neden olmasıdır.</p>



<h2><strong>Guatr Belirtileri Nelerdir?</strong></h2>



<p>Guatr bazı hastalarda herhangi bir belirtiye neden olmaz. Bazı hastalarda ise boyunda şişlik, yutma güçlüğü, öksürük, nefes darlığı ve ağrıya yol açabilir. Guatrda tiroit bezinin hormon salgılanmasında artış ya da azalma olabilir. Yetersiz hormon salgılanması durumunda kilo alma, uyku hali, uyuşukluk, kuru ve kaba cilt, kabızlık, halsizlik ve saç dökülmesi görülebilir. Aşırı hormon salgılanması durumunda ise ishal, çarpıntı, baş ağrısı, titreme, sinirlilik ve bulantı görülebilir.</p>



<h2><strong>Guatr Tanısı Nasıl Konulur?</strong></h2>



<p>Guatr tanısı doktorun hastayı muayene etmesinden sonra gerekirse isteyeceği&nbsp; tiroit testleri, tiroit ultrasonografisi ,&nbsp; tiroit sintigrafisi, tiroit antikorları ve ince iğne biyopsisi&nbsp; gibi tetkikler neticesinde konur.</p>



<h2><strong>Guatr Tedavisi Nasıldır?</strong></h2>



<p>Guatr tedavisinde kullanılan yöntemler arasında ilaç tedavisi, radyoaktif iyot tedavisi ve ameliyat bulunmaktadır. Bu tedavi yöntemlerinden bir veya bir kaçı uygulanabilir. Eğer hastada hormon eksikliği mevcutsa tiroit hormon ilaçları kullanılır. Eğer tiroit hormon fazlalığı varsa, bu durumda tiroit hormonlarını baskılayacak ilaçlar ve radyoaktif iyot tedavisi uygulanır. &nbsp;Nodüler guatrda tiroit bezinin bir kısmı ya da tamamı çıkarılabilir. Guatr hastalığında ameliyat kararı verirken,&nbsp; tiroit hormonlarının düzeyine, kanserin var olup olmadığına, yutma ve solunum zorluğunun olması ya da kozmetik nedenler dikkate alınır. Guatr ameliyatlarından sonra ses tellerinin hasar görmesi sonucu ses kısıklığı oluşabilir. Ameliyat sırasında paratiroid bezleri yanlışlıkla çıkarılırsa hastada kalsiyum eksikliği ortaya çıkar. Bu durumda hastaya kalsiyum ilaçları vermek gerekir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/guatr/">Guatr (Tiroit Bezi Büyümesi)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/guatr/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Anemi (Kansızlık)</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/anemi-kansizlik/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/anemi-kansizlik/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 20:23:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[İlgi Alanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=1165</guid>
				<description><![CDATA[<p>Anemi Nedir? Anemi&#160;ya da kansızlık, kanda bulunan eritrosit adı verilen kırmızı kan hücrelerinin azalması durumudur. kansızlığın nedeni yeterli eritrosit üretiminin olmaması ya da eritrositlerin aşırı yıkılmasıdır. Anemi, genellikle bir hastalığın habercisidir. Aneminin en sık görülen belirtileri halsizlik, çabuk yorulma, aşırı uyuma ve baş dönmesidir. Kansızlık Nedenleri Nelerdir? Aneminin nedeni alyuvarların üretimi ile yıkımı arasındaki dengenin&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/anemi-kansizlik/">Anemi (Kansızlık)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<h2>Anemi Nedir?</h2>



<p><strong>Anemi&nbsp;</strong>ya da kansızlık, kanda bulunan eritrosit adı verilen kırmızı kan hücrelerinin azalması durumudur. kansızlığın nedeni yeterli eritrosit üretiminin olmaması ya da eritrositlerin aşırı yıkılmasıdır. Anemi, genellikle bir hastalığın habercisidir. Aneminin en sık görülen belirtileri halsizlik, çabuk yorulma, aşırı uyuma ve baş dönmesidir. </p>



<h2>Kansızlık Nedenleri Nelerdir?</h2>



<p>Aneminin nedeni alyuvarların üretimi ile yıkımı arasındaki dengenin yıkım lehine bozulmasıdır. Kansızlık kemik iliğinde alyuvar üretiminin  azalmasına ya da alyuvarların aşırı yıkılmasına bağlıdır.<br></p>



<h3><strong>Alyuvar Üretimini</strong>n Azaldığı Durumlar</h3>



<ul><li>Böbreklerde üretilen <strong>eritropoietin</strong> hormonunun yetersizliği </li><li>Yetersiz beslenme sonucu demir, vitamin B12 ya da folik asit) eksikliği</li><li>Tiroid hormonu eksikliği </li></ul>



<h3><strong>Alyuvar Yıkımının Attığı Durumlar</strong></h3>



<ul><li>Kan kaybı (kaza, ameliyat vs)</li><li>Bağırsak bozuklukları</li><li>Adet düzensizliği </li><li>Gebelik</li><li>Siroz </li><li>Dalak büyümesi</li><li>Lösemi ve lenfoma gibi bazı kanserler</li><li>Bazı ilaçlar </li><li>Toksin</li><li>Parazit hastalıkları </li><li>Kan hastalıkları</li><li>Otoimmün bozukluklar</li><li>Kan uyuşmazlığı</li><li>Genetik bozukluklar (Akdeniz anemisi, talasemi, orak hücre anemisi) </li></ul>



<h2>Kansızlık Belirtileri Nelerdir?</h2>



<ul><li>Halsizlik, yorgunluk</li><li>Nefes darlığı</li><li>Baş dönmesi</li><li>Kalp atışında artış</li><li>Tansiyon yüksekliği ya da düşüklüğü</li><li>Kulak çınlaması</li><li>Baş ağrısı</li><li>El ve ayaklarda soğukluk</li><li>Soluk cilt</li><li>Üşüme </li><li>Göğüs ağrısı</li><li>Saçlarda dökülme</li><li>Kolay kırılan tırnaklar</li><li>Dil kenarlarında yaralar </li></ul>



<h2>Anemi Tedavisi Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Kansızlık tedavisi altta yatan nedene göre değişir. Anemi kronik bir hastalığa bağlı ise öncelikle bu hastalığın tedavi edilmesi gerekir.  Demir eksikliğine bağlı gelişen aneminin tedavisi genellikle demir takviyeleri (hap, damla, iğne) ve doğru beslenme ile yapılır. Demir eksikliği anemisi genellikle kan kaybı sonucu gelişir. Bu yüzden kan kaybının nedeni bulunup durdurulmalıdır.  Kemik iliği hastalığına bağlı gelişen aneminin tedavisinde bazı ilaçlar ya da kemik iliği nakli uygulanır.</p>



<h3></h3>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/anemi-kansizlik/">Anemi (Kansızlık)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/anemi-kansizlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Hiperlipidemi (Kan Yağı Yüksekliği)</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hiperlipidemi-kan-yagi-yuksekligi/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hiperlipidemi-kan-yagi-yuksekligi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 02 Aug 2019 18:17:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[İlgi Alanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=1145</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hiperlipidemi Nedir? Hiperlipidemi, kanda bulunan kolesterol ve trigliserid düzeylerinin yani kan yağlarının normal değerlerinden yüksek olması durumudur. Hiperlipidemi özellikle ateroskleroz (damar sertliği) ve kalp damar hastalığı riskini artırması nedeniyle önemlidir. Hiperlipidemi, vücutta lipoprotein metabolizması bozukluğu sonucu ortaya çıkar. Kanda kolesterol, düşük dansiteli lipoprotein (LDL) ve trigliserid (TG) seviyesi yükselir. Yüksek dansiteli lipoprotein kolesterolü (HDL) düşüklüğü&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hiperlipidemi-kan-yagi-yuksekligi/">Hiperlipidemi (Kan Yağı Yüksekliği)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<h2>Hiperlipidemi Nedir?</h2>



<p><strong>Hiperlipidemi, </strong>kanda bulunan kolesterol ve trigliserid düzeylerinin yani <strong>kan yağlarının normal değerlerinden yüksek olması </strong>durumudur. Hiperlipidemi özellikle ateroskleroz (damar sertliği) ve kalp damar hastalığı riskini artırması nedeniyle önemlidir.  Hiperlipidemi, vücutta lipoprotein metabolizması bozukluğu sonucu ortaya çıkar. Kanda  kolesterol, düşük dansiteli lipoprotein (LDL) ve trigliserid (TG) seviyesi yükselir. Yüksek dansiteli lipoprotein kolesterolü (HDL) düşüklüğü de bu duruma eşlik edebilir. </p>



<p>Hiperlipidemiler primer ve sekoner olarak iki gruba ayrılır. Primer hiperlipidemilerin en önemli nedeni kalıtımdır. Sekoner hipripidemiler ise daha çok şeker hastalığı, böbrek ve karaciğer hastalıkları, obezite, alkol kullanımı, hipotroidi ve ilaç kullanımı gibi nedenlere bağlı olarak gelişir.</p>



<h2><strong>Hiperlipideminin Tanısı Nasıl Konulur?</strong></h2>



<p><strong>Hiperlipidemi</strong> genellikle herhangi bir belirtiye neden olmaz. Bu nedenle tanısının konulması için doktor tarafından hastadan ayrıntılı bir öykü alınmalı ve muayene edilmelidir. Daha sonra hastanın vücut kitle indeksi hesaplanmalıdır. Kan yağlarının düzeyleri ölçülür. Kan yağlarının ölçümü için 12 saatlik açlık sonrası kan örneği alınır.</p>



<p>Başvuru hangi nedenle yapılırsa yapılsın, aşağıdaki risklerin en az birini taşıyan bireylerde lipid profili ölçülmeli, lipid düzeylerine bakılamayan ancak aşağıdaki risk faktörleri olan tüm hastalara yaşam biçimi değişiklikleri önerilmelidir.</p>



<ol><li>45 yaş üstündeki sağlıklı erişkinler</li><li>Postmenapozal kadınlar (fizyolojik veya cerrahi)</li><li>Birinci derece akrabalarında hiperlipidemi ve erken koroner kalp hastalığı ve/veya ani ölüm öyküsü olanlar</li><li>Sigara içenler</li><li>Obezitesi olanlar</li><li>Aterosklerotik damar hastalığı öyküsü olanlar</li><li>Sekonder hiperlipidemi riski taşıyanlar</li><li>Metabolik sendromu olanlar (tanı ölçütlerinden en az 3 tanesi olmalıdır.)</li></ol>



<h2><strong>Hiperlipideminin Tedavisi Nasıldır?</strong></h2>



<p>Hiperlipideminin tedavisinde öncelikle diyet tedavisi uygulanır. Uygulanan diyet ile kolesterolün kontrol altına alınması gerekir. Diyetle kontrol altına alınamayan&nbsp;hiperlipidemi&nbsp;hastalarda&nbsp;<strong> ilaç tedavisi</strong> başlanır. Hiperlipidemi tedavisinde statin, fibratlar ve niasin gibi kolesterol düşürücü ilaçlar kullanılmaktadır. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hiperlipidemi-kan-yagi-yuksekligi/">Hiperlipidemi (Kan Yağı Yüksekliği)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/hiperlipidemi-kan-yagi-yuksekligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Sindirim Sistemi Hastalıkları</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/sindirim-sistemi-hastaliklari/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/sindirim-sistemi-hastaliklari/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 21:18:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[İlgi Alanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=1175</guid>
				<description><![CDATA[<p>Sindirim sistemi, ağızda başlayan ve makata kadar olan sindirim kanalı, karaciğer, safra kesesi ve safra yolları ile pankreastan oluşur. En sık görülen sindirim sistemi hastalıkları şunlardır; Reflü Mide içeriğinin yemek borusuna doğru geri kaçmasına reflü adı verilir. En önemli belirtileri göğüs kafesinin arkasında hissedilen yanma ve ağza acı su gelmesidir. Ayrıca reflü öksürük, boğaz ağrısı,&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/sindirim-sistemi-hastaliklari/">Sindirim Sistemi Hastalıkları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p>Sindirim sistemi, ağızda başlayan ve makata kadar olan sindirim kanalı, karaciğer, safra kesesi ve safra yolları ile pankreastan oluşur. En sık görülen sindirim sistemi hastalıkları şunlardır;     </p>



<h2>Reflü</h2>



<p>Mide içeriğinin yemek borusuna doğru geri kaçmasına reflü adı verilir. En önemli belirtileri göğüs kafesinin arkasında hissedilen yanma ve ağza acı su gelmesidir. Ayrıca reflü öksürük, boğaz ağrısı, ses sorunlarına da neden olabilir.  Reflü hastalığı erişkinlerde en sık rastlanan hastalıklarından biridir. Çoğunlukla ilaçla tedavi edilebilen bir hastalıktır. </p>



<h2>Ülser</h2>



<p>Ülser, mide ya da onikiparmak bağırsağında mide asidi nedeniyle ortaya çıkan bir doku kaybı yani yaradır. Ülser, mide asidinin fazla salgılanması ya da mide içini döşeyen mukoza hücrelerinin bozulması neticesinde oluşur. Mide ülserinin en sık nedeni Helikobakter pilori adı verilen bir bakteri, bazı ağrı kesici ilaçlar ve sigaradır. Ülserin neden olabileceği en önemli sorun kanamadır. Ülser tedavisinde mide asidini baskılayan ilaçlar kullanılır.  Helikobakter pilori  tespit edilirse, antibiyotik tedavisi de uygulanmaktadır.</p>



<h2>Hazımsızlık (Dispepsi)</h2>



<p>Hazımsızlık ya da dispepsi, yemeklerden sonra görülen dolgunluk hissi olarak tanımlanabilir. Hazımsızlık oldukça sık görülen bir şikayettir. Hazımsızlık tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar bulunmaktadır. </p>



<h2>Kolon Kanseri</h2>



<p>Kolon kanseri ya da kalın bağırsak kanseri, kalın bağırsakta görülen bir kanser türüdür. Sinsi bir hastalıktır. Bu yüzden   50 yaşın  üzerinde her kişiye 10 yılda 1 kez kolonoskopi yapılması önerilir. Birinci derece akrabasında kolon kanseri olan kişilerde daha erken ve daha sık aralıklarla kolonoskopik tarama yapılmalıdır.</p>



<h2>İshal</h2>



<p>Sulu dışkılama, dışkı miktarında artma ya da dışkılama sıklığının artmasına ishal adı verilir. İshal başka bir hastalığının belirtisi olabileceği gibi, kendisi de bir&nbsp;hastalık olabilir. İshal akut ve kronik ishal olmak üzere ikiye ayrılır. Akut ishal, 4 haftadan daha kısa sürer ve genellikle enfeksiyona bağlı olarak oluşur. 4&nbsp;haftadan daha uzun süren ishale ise kronik ishal denir. Kronik ishalin mutlaka araştırması gerekir. Kronik ishalin nedenleri arasında;  çölyak hastalığı, ülseratif kolit, Crohn hastalığı, iskemik kolit, pankreas enzim yetersizliği, kronik pankreatit, parazit ve sindirim sistemi kanserleri bulunur. Kronik ishalin tedavisi  altta yatan nedene göre değişir. </p>



<h2>Kabızlık</h2>



<p>Kabızlık ya da konstipasyon, bir hastalık olmayıp,  altta yatan bir başka durum ya da hastalık sonucu ortaya çıkan&nbsp;bir şikayettir. Hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Kabızlık, bağırsak hareketlerinde yavaşlama sonucu dışkının sertleşmesi durumudur. Dışkıdaki bu sertleşmeye bağlı olarak dışkılama güçleşmiştir. Bağırsak hareketlerindeki yavaşlama sonucu, besinler sindirim sisteminde normalden daha yavaş hareket eder. Bu durum bağırsaklardan daha fazla sıvının emilmesine, dışkının kuru ve sert bir hale gelmesine neden olur.</p>



<h2>Hemoroid (Basur)</h2>



<p>Hemoroid ya da basur, makattaki toplardamarların genişlemesi durumudur. Hastalığın ene önemli belirtisi; makattan kan gelmesi, makatta kaşıntı ve ağrıdır. Genellikle uzun süreli kabızlık ve hamilelik gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda ortaya çıkar. Erken evredeki hemoroidler ilaçla tedavi edilebilir. Daha ileri evrelerdeki hemoroidler bant ile bağlama ya da hemoroid içine ilaç enjeksiyonu ile tedavi edilebilir. Çok daha ileri evredeki hemoroidler için ameliyat gerekebilir.</p>



<h2>Sindirim Sistemi Kanamaları</h2>



<p>Sindirim sistemi içine yani bağırsaklar içine olan kanamalardır. Kanama, onikiparmak bağırsağı ve daha yukarıdan kaynaklanıyorsa <strong>üst sindirim sistemi kanaması</strong>, daha aşağıdan kaynaklanıyorsa <strong>alt sindirim sistemi kanaması </strong>adını alır. Üst sindirim sistemi kanamasının en sık görülen nedeni mide ya da onikiparmak bağırsak ülser kanamasıdır.  Alt sindirim sistemi kanamasının en sık görülen nedeni hemoroid ve divertikül kanamalarıdır. İyi ve kötü huylu kanserler de kanama nedeni olabilir. </p>



<h2>Siroz</h2>



<p>Siroz, karaciğerin yapısında ortaya çıkan bozulma durumudur. Ülkemizde sirozun en sık görülen nedeni Hepatit B virüs enfeksiyonudur. Ayrıca ilaç kullanımı, yağlı karaciğer, Hepatit C ve alkol tüketimi de sirozun diğer nedenleri arasındadır. Siroz erken önlem alınmadığı zaman  beyin ve böbrek fonksiyonlarında bozulma, karında asit adı verilen su toplanmasına, yemek borusu alt ucunda damar genişlemelerine neden olabilir. Sirozun tedavisi; siroza neden olan etkeni tedavi etmek ya da ortadan kaldırmak, siroza bağlı ortaya çıkan sorunların tedavisi ve sirozun neden olduğu şikayetlerin tedavi edilmesi şeklindedir. </p>



<h2>Safra Kesesi ve Safra Yolu Taşı</h2>



<p>Safra kesesi taşları genellikle 20-60 yaş arası kadınlarda görülür. Safra kesesi taşı gelişimi için en önemli risk faktörü obezitedir. Hastalığın belirtileri arasında kanının sağ üst tarafında ve sırta vuran ağrı, bulantı, kusma bulunmaktadır. Safra kesesi taşının tedavisi açık ya da kapalı ameliyat şeklinde olabilir. Ancak bazen safra kesesi taşları safra kanalına düşebilir. Bu durumda safra kanalına düşen taş endoskopik retrograd pankreotokolonjiografi (ERCP) yöntemi ile çıkarılır.  </p>



<h2>Pankreas İltihabı (Pankreatit)</h2>



<p>Pankreatit, pankreasta gelişen iltihabi durumdur. En sık görülen nedeni safra taşıdır. Ayrıca aşırı alkol tüketimi, kan yağlarının yükselmesi,  sigara kullanımı ve ilaçlar da pankreatite neden olabilir. Hastalıkta sırta vuran kuşak tarzında bir karın ağrısı görülür. </p>



<h2>Pankreas Kanseri</h2>



<p>Pankreas kanseri için başlıca risk faktörleri arasında sigara, alkol, hayvansal yağdan zengin gıdalarla beslenme ve kronik pankreas iltihabı bulunmaktadır. Sarılık, karın ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı ve bulantı hastalığın en önemli belirtileridir.  Hastalığın tanısı muayene, tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemleri ile konur. Tedavide erken tanı çok önemlidir. Hastalık erken evrede tespit edildiğinde cerrahi tedaviden fayda görür, daha geç evrelerde kemoterapi ve radyoterapi uygulanır. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/sindirim-sistemi-hastaliklari/">Sindirim Sistemi Hastalıkları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/ilgi-alanlari/sindirim-sistemi-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Gizli Şeker Nedir? Belirtileri Nelerdir?</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/blog/gizli-seker/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/blog/gizli-seker/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 12:30:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=1206</guid>
				<description><![CDATA[<p>Gizli Şeker (Pre-Diyabet) Nedir?  Gizli şeker ya da pre-diyabet, kan şeker düzeyinin normalden yüksek, ancak diyabet tanısı koymak için de yeterli yükseklikte olmaması durumudur. Gizli şeker, bozulmuş glikoz toleransı veya bozulmuş açlık glikozu olarak da tanımlarlar. Pre-Diyabet Durumu Nasıl Anlaşılır? Pre-diyabet tanısı koymak için açlık kan şekeri ya da oral glikoz tolerans testi (OGTT) kullanılır.&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/blog/gizli-seker/">Gizli Şeker Nedir? Belirtileri Nelerdir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<h2>Gizli Şeker (Pre-Diyabet) Nedir? </h2>



<p>Gizli şeker ya da pre-diyabet, kan şeker düzeyinin normalden yüksek, ancak diyabet tanısı koymak için de yeterli yükseklikte olmaması durumudur.  Gizli şeker, bozulmuş glikoz toleransı veya bozulmuş açlık glikozu olarak da tanımlarlar. </p>



<h2><strong>Pre-Diyabet Durumu Nasıl Anlaşılır?</strong></h2>



<p>Pre-diyabet tanısı koymak için açlık kan şekeri ya da oral glikoz tolerans testi (OGTT) kullanılır. Her iki test için de bir gece boyu süren açlık gerekir. Açlık kan şekeri için sabah kahvaltı yapmadan aç karna alınan kanda kan şekeri ölçülür. OGTT’de ise  açlık ve glikoz açısından zengin bir içecek alındıktan sonra 2. saatte tekrar şeker ölçümü yapılır. Normalde açlık kan şekeri 100 mg/dl’nin altında olmalıdır. </p>



<p>Eğer kişide gizli şeker varsa, açlık kan şekeri 100-125 mg/dl arasındadır. Eğer açlık kan şekeri 126 mg/dl veya daha yüksekse kişi şeker hastası olarak kabul edilir. OGTT’de, kan şekeri kişi aç iken ve glikozdan zengin içecek içtikten 2 saat sonra ölçülür. Normalde kan şekeri 2. saatte 140 mg/dl’nin altında olmalıdır.  2.saat kan şekeri 140-199 mg/dl arasında ise pre-diyabet, 2. saat kan şekeri 200 mg/dl’nin üstünde ise kişi diyabet hastasıdır.  Kişinin kendisinde gizli şeker olduğunu bilmesi, ileride diyabet hastası olmasını önleyecek önlemleri zamanında alması açısından önemlidir. Kilo verme ve egzersiz yaparak pre-diyabetli kişilerin %60&#8217;ı diyabet hastası olmasını önleyebilir. </p>



<h2>Kimler Pre-Diyabet Tanısı İçin Test Yaptırmalıdır?</h2>



<p>45 yaşın üzerinde ve şişman olan kişilerin, mutlaka kendilerinde gizli şeker olup olmadıklarını öğrenmek için test yaptırması gereklidir. Eğer kişinin kilosu normal ve 45 yaş civarında ise, testin yapılıp yapılmayacağına doktor karar verir. 45 yaşından genç olan ancak kilolu kişilerde, diyabet ve pre-diyabet açısından risk faktörlerinin olup olmadığı araştırılır. Bu risk faktörleri  arasında; hipertansiyon, düşük HDL düzeyi,  trigliserid yüksekliği, ailede diyabet varlığı ve bayanlar için gestasyonel diyabet ve 4,5 kg üzerinde bebek doğumu durumunun olmasıdır.&nbsp; </p>



<h2><strong>Pre-Diyabet Tedavisi Nasıl Yapılır?</strong></h2>



<p>Beslenme tedavisi ve düzenli yapılan egzersiz programı ile vücut ağırlığının azalması sonucu pre-diyabetten diyabete geçiş önlenebilir ya da geciktirilebilir.  Gizli şeker hastalarının, gizli şeker hastası olmayanlara göre kalp&nbsp;&nbsp;hastalığı veya inme riski %50 artmıştır. Bu nedenle kalp hastalıkları açısından sigara içmek, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi diğer risk faktörlerinin tedavi edilmesi de son derece önemlidir.</p>



<p><br></p>



<p>&nbsp;</p>



<h3></h3>



<p></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/blog/gizli-seker/">Gizli Şeker Nedir? Belirtileri Nelerdir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/blog/gizli-seker/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Kabızlık Nedir? Tedavisi Nasıldır?</title>
		<link>https://mustafacakirca.com/blog/kabizlik-nedir-neden-olur/</link>
				<comments>https://mustafacakirca.com/blog/kabizlik-nedir-neden-olur/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 19:17:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Çakırca]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.mustafacakirca.com/?p=1201</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kabızlık ya da tıp dilindeki adıyla konstipasyon, oldukça sık görülen bir sağlık problemidir. Kabızlık, bağırsak hareketlerinin normale göre azalması anlamına gelir. Tanım olarak kabızlık dışkılama işleminin haftada 2 ya da daha az olmasına denir. Kabızlık, dışkılama güçlüğü ya da sert dışkı anlamına gelmez. Kabızlık bir hastalık değildir, bir hastalık belirtisidir. Yani kabızlığın altında yatan bir&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/blog/kabizlik-nedir-neden-olur/">Kabızlık Nedir? Tedavisi Nasıldır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Kabızlık</strong> ya da tıp dilindeki adıyla konstipasyon, oldukça sık görülen bir sağlık problemidir.  Kabızlık, bağırsak hareketlerinin normale göre azalması anlamına gelir. Tanım olarak kabızlık dışkılama işleminin<strong> haftada 2 ya da daha az </strong>olmasına denir. Kabızlık, dışkılama güçlüğü ya da sert dışkı anlamına gelmez. Kabızlık bir hastalık değildir, bir hastalık belirtisidir. Yani kabızlığın altında yatan bir neden vardır.  Dışkılama sıklığı, vücut metabolizmasının hızına göre kişiden kişiye farklılık gösterir. Sağlıklı bir kişinin haftada en az 3 defa dışkılaması  gerekir. Bazı kişiler günde 3 defa dışkıya çıkarken, bazıları ise haftada 3 defa dışkıya çıkabilir. Bağırsakların çalışması bireyden bireye farklılık gösterir. Bu yüzden bir kişi için günde 3 defa dışkılama normal iken, başka bir kişi için ise haftada 3 defa dışkılama normal sayılabilir. </p>



<h2 id="quicklink1">Kabızlık Neden Olur?</h2>



<p>Kabızlığın çeşitli nedenleri vardır. Sindirim sistemi hastalıkları, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, ilaç kullanımı gibi nedenler kabızlığa yol açar. Bunların dışında; tuvalet ihtiyacını ertelemek, katı gıdalarla beslenmek, fazla miktarda inek sütü içmek, kalın bağırsak tümörleri, hormon hastalıkları da kabızlığın diğer nedenleri arasındadır. Bazı yiyecekleri tüketmek kabızlığa neden olur. Bunlar;  muz, makarna, pirinç, pilav, inek sütü ve fast food türü gıdalardır. </p>



<p>Özetle; kötü beslenme alışkanlığı (fazla miktarda kahve alımı, düzensiz beslenme zamanları), liflerden fakir gıdalar, hareketsizlik, sıvı alımında azlık kabızlığın başlıca nedenleridir. </p>



<h2><strong>Kabızlık Nasıl Tedavi Edilir?</strong></h2>



<p>Daha fazla lifli gıdaların tüketilmesi<br>Meyvelerin kabuklu olarak yenmesi<br>Kurutulmuş meyve yenmesi<br>Kabuklu çiğ sebze tüketilmesi<br>Daha fazla su içilmesi (Günde 8-10 bardak su) <br>Düzenli egzersiz yapılması (Düzenli yürüyüş, karın egzersizleri)<br>Düzenli dışkılama alışkanlığı kazanılması<br>Dışkılamanın ertelenmemesi <br>Düzenli yemek yenmesi </p>



<p></p>



<p>Stresin azaltılması</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com/blog/kabizlik-nedir-neden-olur/">Kabızlık Nedir? Tedavisi Nasıldır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://mustafacakirca.com">Prof. Dr. Mustafa Çakırca</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://mustafacakirca.com/blog/kabizlik-nedir-neden-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
	</channel>
</rss>
